Geçen sene bahar tadında geçen sömestrın ardından ben yine aynı beklentiyle gittim Antakya'ya. Peki ne oldu? 20 yıldır yağmayan kar yağdı. Hiç değilse onun tadını çıkarırım demeye kalmadan eriyip gitti karlar. E malum tatil de kısa. Neyse ki Ozan gelmişti. Yine öyle iyi geldi ki bana. Kendimi bulduğum yerde, kendimi bulduğum insanlarla, medeniyet kavramından ziyadesiyle uzakta bir tatil geçirmiş oldum. Malum, kar beklenmedik bir şey olduğu için yağar yağmaz elektrik direkleri fora. Bir hafta elektrik yoktu Aknehir kasabasında. Akşamları şarkı söylüyorduk. Bu sırada anneannemin sesini kaydettim. Gerçekten kaybolmaması gereken bir kültür saklı o ağıtlarda, şarkılarda, tekerlemelerde... Ve bunu saklayacak nesil olarak bi biz kaldık. Hoş, ben daha ana dilimi, Arapçayı, bile konuşmayı bilmiyorum tam anlamıyla. Ama bi yerden başlamak lazım.