Kelimeler, onların açtıkları kanallar, kurduklari kopruler...bana pek tanidiklar, pek bendenler. Muhimler. Kelimeler. Hele sadece bende olduklari anlamlari... (oysa konumuz o degil.) Konumuz onlara, onlarin hissettiklerini kavratmalar. Kendi yolumla.
Ve yollar. Koprulere, kanallara baglanan yollar. Kimleri nerelerden alabilir, kimleri nerelere goturebilir. Her bir yolcuyu aldigi yerler, her birini biraktigi yerler.
Ve yol ayrimlari. Onemliler. Guzeller. Mahkum ederler. Secmeye. Secesin ki kendin kalasin. Ne kadar secersen o kadar sensin. Ne kadar kacarsan o kadar yoksun. (Biri de demis "yoksun nedenin yoksa". Mesela.)
Ve kararlar. Verdigin her kararin oncesi ve sonrası. Her birinin apayri tadi. Tatlari. Unutursan hatirlatan halleri. Almasi var, vermesi var. Kimileri karar alirken, bazilari da verir kararlari. Neye gore? Vardir bir karsiligi. Senin kararinla olan bagindir kesin cevabi. Almayı da vermeyi de bilendedir sirri. Acik etmeyi secendedir anlatisi.
Ve kelimeler, ve kanallar, ve kopruler, ve yollar, ve kararlar ve alanlar ve verenler. Hepsi buradalar. Simdi, bu anda; burada, bu uzay parcasinda onlar benler, ve ben onlarim. Ve bir uykulu Akdeniz kışı aksaminda bazi kelimler, yazildiklarindan cok daha fazlasi oldular. Caresi yok, yaz ki uyuyasin. Yaz ki yatacak yerleri olsun kelimelerin. Kelimelerin. Kelimeler.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Zor Zamanlardan Geçmenin Şaşırtıcı Yararı" - HuffPost'tan Çeviri

Ne güzeldir