kendinden başkası olma lüksüne sahip olmayan kişiye sanatçı denirmiş

sanat biricik iken, biricik olan da sanatsa; sanatçının kendi benliği, onun asıl başyapıtıymış.

sanat güzeli zuhur etmek değil, güzelce zuhur etmek iken sanatçının her bir şeyi gösteriş biçimi sanatsa; o gösterme işini sağlayan bağlamın kendisi sanat eseriymiş, ki o sanatçının kendisiymiş.

sanat, bir köprü olma biçimiymiş, senin seçimin değilmiş, aslında seçeneksizliğin seçimiymiş. o ki, kendinden başka şey olamamanın çaresizliğiymiş. dünyanın en hüzünlü, en kaçınılmaz ama en güzel kaderiymiş. 

kendini sanatlayan insan varmış. geliyormuş. her yanımızı sarıyormuş. bir bakıyormuşuz, o olmuşuz; ama aynı zamanda tam da tersi şekilde, olmadığımızdan emin olduğumuz tek şey oymuş. 

Yani biz hepi topu,

varlığımızı zahir kılmanın yollarını ararken, aslında oluşumuzun bâtınına ulaşıyormuşuz. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Zor Zamanlardan Geçmenin Şaşırtıcı Yararı" - HuffPost'tan Çeviri

Ne güzeldir