"Cehennem Başkalarıdır"

Kendime dışarıdan bakarak yaşadığım zamanlarda genelde kendimi ukala bulurum. Her konuda illa söyleyecek bir şeyim varmış ve gereğinden fazla konuşuyormuş gibi hissederim. Bazen sırf bunu engellemek adına susarım. Destek verebileceğim, yardımcı olabileceğim anlarda dahi susmuşluğum çoktur. Çok olmamak için hiç olmayı tercih ettiği zamanlar olabilir insanların. 

***

Bu sabah benim dışımda gerçekleşen kimi şeylere üzüntü duyarak uyandım. Bir süredir bu tür üzüntü ve gerginliklerimin omurgamda doğrudan yansımaları oluyor. Boynum düzleşmiş ve omuz düşüklüğü mü ne olmuş. Bundan ayrıyeten omurgamın etrafında kalsifikasyon olma ihtimali varmış, zaten buna genler de müsait, bi romatolojiye görüneymişim. 

***

Bu üzüntü duyduğum şeyler hakkında düşünürken aklıma nerden olduğunu anlamadığım bir ferahlık geldi. Geçmişteki sadelik ve duruluk içindeki bir yaşam kesitinden kalan hisler doldurdu içimi. Beden-zihin-ruh teslisindeki zihin parçasını bir süredir diğerleri kadar gözetmediğimi hissettim. Duru bir zihne, kısa zamanlı arınmalardan bahsetmiyorum, istikrarlı şekilde duruluğunu koruyan bir zihne sahip olmayalı çok zaman geçti. 

***

Beni kendime getiren (kendime getiren, hmm, afilli ama üstüne düşünmemeli bir laf) dün bir arkadaşımla konuşmamız oldu. Üniversite hayatı bizden çok fazla şey almış ve bize verdiği şeyler arasından birkaç şeyi ayıklayıp çıkardığında geriye sadece çöp kalıyor. 23 yaşındaki iki genç kadının böyle cümleler kurmasına mahal verilmemeli sevgili arkadaşlar...

Samimiyetle ve saygı sevgiyle...

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Zor Zamanlardan Geçmenin Şaşırtıcı Yararı" - HuffPost'tan Çeviri

Ne güzeldir