Hayatının divergent evresinde takılı kalanlar

Son 2-3 yıldır yazı yazmak için çok sık ilham geliyor. Özellikle de bünyeye hababam bi fikirler-düşünceler-bilgiler tıkıştırmayı bıraktığım zamanlarda pik yapıyor diyebilirim. "Sonunda ya!" diyor kafam galiba, "bi saldın beni sonunda da dışardan aldıklarını istiflemeye çalışmaktan kendi işlerime vakit bulabildim tekrardan!" Ah ya, öyle haklısın ki.

xxx

Bu ilhamların tekini* "hayatının divergent evresinde takılı kalanlar" notuyla kaydetmişim telefonuma. Bu notun da sağlam 2 yılı var, hatırlıyorum telefonumu daha yeni almıştım bunu girdiğimde. Gel gör ki yazıya dökmem için bir miktar zaman geçmesi gerekti.

 Mm evet, şimdi bunu biraz açıklamam gerekecek:

"Divergent" benim üniversite hayatında pek çokları gibi fonksiyondan değil ama, tasarım sürecinden öğrendiğim bir terim.


Bu kelime temelde, tasarım süreci içinde ilk yaptığın fikir üretme etkinliğinin nasıl bir doğaya sahip olduğunu tanımlıyor. Önce mümkün olduğunca diverge edersin (genişlersin/uzaklaşırsın), uçarsın, kaçarsın, esnersin; ki o yarattığın fikirlerden senteze müsait olanlarla sana ait bir olasılık havuzu elde edebilesin. Bunun kabaca bir sonraki aşaması da converge etmeye (daralmaya/yakınlaşmaya) başladığın evredir. İşte bana kalırsa bizim neslin karakteristiklerini taşıyan tasarımcıların daha çok zorlandıkları nokta bu. Ve benim de. Artık daha analitik ve mantık yoluyla elemeler yapman ve olasılıkları damıta damıta gitmen gerekir. Böylece de son ürüne ulaşırsın. Kısaca bu. Yazının konusu tasarım evrelerinden bahsetmek olmadığı için bu kısmı burada bırakıyorum.

xxx

Bunun modern insanın hayatındaki karşılığını görmemek için kör olmak gerekir, baya iddialıyım! Demeye çalıştığım şudur ki, bilgi ulaşılabilirliğinin tavan olduğu ve buna hiç alışık olmamak ile adapte olmaya çabalamak arasında gidip gelen nesiller (tabletlerin/akıllı cep telefonlarının içine doğmayan bireyler) bu noktada ağır error verebiliyorlar. Sistemlerinin işleyişi bozuluyor çünkü. Endüstri devrimiyle temelleri atılmış olan bilgi güçtür anlayışının hakim olduğu devrin insanının, şüphesiz onun ulaşılabilirliği karşısında gözü dönecekti... Artık yığınlarda bunun yansıması her tiyatroya gitmeye, her kitabı okumaya, her makaleden haberdar olmaya, her teknolojiyi takip etmeye çalışmaktır ancak. Bunların peşinde olan bu birey çoğu zaman, gördüklerini beyninin yaratıcı tarafıyla işleyerek oluşturduğu o olasılıklar denizinde boğulur. İlk anda ufkunun giderek açılmasının verdiği haz, yavaşça yerini altında ezildiği ve içinde kendini küçük hissetmeye başladığı birçok potansiyel yaşam senaryolarının anksiyetesine bırakır. Alın size sık kullanılanlar klasörü 39485 websayfasından oluşan bir nerd, alın size kilo vermek için sosyal medya takip ettiği 56768 fitness hesabından anasayfası geçilmeyen bir kadın, alın size fikirlerinin ve faaliyetlerinin olgunlaşıp yerleşmesine izin vermeden hep kendini daha ileriye itme ihtiyacı hisseden bir solcu genç, alın size entelektüel gelişimini bir meyveye dönüştüremeyen herhangi birey. Örnekler çok daha fazla. Mühim olan teknolojinin evriminin gerekliliklerini davranışsal evrimimize yerli yerince yansıtabilmek. Yani kürede yükselmekte ve sanıyorum uzunca bir süre yükselmeye devam edecek olan o yaratıcı fonksiyonumuzun mantıksal/analitik fonksiyonla bir arada var olabilmesini sağlamak. Elemek, temize çekerek devam etmek ,babamın çok sevdiğim deyişiyle. Burdan ben duramayıp sağlıklı feminen-maskülen dengeye de pek ala bağlardım ama bloga uzun ara verdikten sonra yaptığım dönüşün okuyucular için ne beyin yakıcı, ne de göz korkutucu olmasını istemiyorum. Bunu başka bir yazının konusu yapmalıyım.


Eh... o zaman yeniden hoşgeldim ben!



-Artık yazıları çift dilli yayınlama niyetindeyim. Bunun İngilizceye çevrilmiş halini hazırlayınca buralara bir yere bırakacağım.-

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

"Zor Zamanlardan Geçmenin Şaşırtıcı Yararı" - HuffPost'tan Çeviri

Ne güzeldir