Yollar ve Riskler
Frank Sinatra'nın My Way klasiğini bilmeyen yoktur. Ya da onu değilse de Athena'ya ait olan düzenlemesini biliyorsunuzdur bu şarkının: Ben Böyleyim.
Böyle iddiaları, işte ben böyleyim, bu benim yolum, aman kimselere de eyvallahım yok gibi şeyleri illa hayatı çok uç noktalarda yaşamaya ant içmiş kimselerden duymazsınız. Ya da ben başka türlü insanların da böyle iddiaları olabileceğini, ya da bu iddiaları anlatma yollarının farklılık gösterebileceğini anlatmanın derdindeyim diyelim. Hayatın akış hızı sizin için başka olabilir, örneğin. Ve başkalarının sizden 3 ayda beklediği şeyi, siz 3 yılda gerçekleştirme hedefi koymuş olabilirsiniz hayatınızın akışında. Bu biraz kendine sadakatle ilgili bir şey. Değerlerin kaybolduğu bir zamanda sahiplenme ve hatırlanmayı hak eden en önemli erdemlerden bir tanesi sadakat. İlk önce kendinize, sonra da size önem ifade eden kişilere ve şeylere karşı sadakat gösterirseniz dolu bir hayatı yaşamış olursunuz. Benim yolum bana böyle öğretti en azından şu hayatımda. Eğer, sevdiklerimin yakınında olmak istiyorsam, bana ihtiyaçları olduğu zaman "orada" olmak istiyorsam, daha fazla para/ekonomik refah uğruna bunlardan uzak kalmayı göze almak, bu finansal fırsatı kaçırmayı göze almaktan daha büyük bir risktir benim için örneğin. Ve çok inanarak söylüyorum ki, hayatın büyük bir kısmında aldığınız riskin büyüklüğü değil, sizin onu taşıyıp taşıyamayacağınızın belirleyici olması daha iyidir.
Gerçekten hepimiz çok farklıyız birbirimizden. Ve kendimizin, hayatımızın farklı zamanlarındaki versiyonlarından da çok farklıyız elbette. Benim yıllar önce göze alacağım risk hiç bilmediğim bir ülkede yepyeni bir hayata başlamaksa eğer, şimdi tam tersine kalıp sevdiklerimin yakınında ve kriz ortamında hayatını kurmaya çalışmaktır. Ve üzgünüm, bu konuda o sevdiklerim dahil kimsenin de söz hakkı yoktur. Herkes kendi hayatını yaşar. Başka bir seçeneğin daha doğru oluşu, daha stratejik oluşu size başkaları tarafından dayatılıyorsa ona nazikçe "Hatırlattığın için teşekkürler ama hayır, böyle bir tavsiyeye gerçekten ama gerçekten hiç ihtiyacım yok." diyebilirsiniz. Çünkü siz başka bir şeye inanıyorsunuzdur. Çünkü hayattan aldığınız dersleri uygulamazsanız onu öğrenmenin başka ve muhtemelen daha yıkıcı fırsatları, kesin olarak karşınıza çıkacaktır. Oysa, yeni hatalar yapıp yeni şeyler öğrenmek dururken neden "doğru" fetişisti haline gelip onun kölesi olalım Allaşkına. Doğru bir hayattansa değerli ve erdemli bir yaşamı tercih etmek herkesin hakkı!

Her şey karar anında kayganlaşır ve hiç bir yerde senin hangi yönde ilerleyeceğin yazmaz. Bu erişemediğimiz hafızamızın, kendimize olan inanç ve güvenimizle birlikte hareket komutları vermesi gibi bir şey. Bunu seviyorum ben, hafızam bana nasıl güveniyorsa ben de de ona güveniyorum. Bunu hak ediyor.
YanıtlaSilBahsettiğin, sezgi dediğimiz şey ve varoluş amacının ciddiye alınmak, güvenilmek olduğunu düşünüyorum. Ona erişimi kaybettiğimiz zamanlarda dahi yeniden bağ kurmaya çabalamak önemli. Geri geliyor.
SilSüper yazı.. ellerine sağlık
YanıtlaSilTeşekkür ederim
Sil