14/03/2018 ~01:30
Yağmurlu bir gece. Sevgilimin elinden tutup gözlerine dalmak istediğim yağmurlu bir gece. Bana delici bakışlarıyla baktığı yağmurlu bir gece.
Yol yapıyoruz.
Nereye gittiğimiz çok mühim değil, ama gecenin sadeliğinde; dünyanın ışık, ses, insan gibi kirliliklerinden arındığı -e bir de yağmur yıkamış her yeri…- bu güzel yağmurlu gecede yalnızca sevgilimin elinden tutup ona şarkılar söylüyorum, o da genellikle yola; arada da bana bakıyor. Acıkınca otoyol kenarına çekiyoruz.
Sevgilim bacaklarını rahatlatmak için arabadan çıkıyor, ben de gaza gelip arkasından. Hava oldukça soğuk, yağmurdan kalma hafif bir nem de cabası. O sigarasını yakıyor, hafif hafif bacaklarını sallıyor. Ben arka koltuktaki kumanyalardan ikimize bir şeyler çıkarmaya çalışıyorum. Domates suyundan ekmeği yumuşamış iki tane ev tostu var. Bari şu an yiyelim de iyice pertleri çıkmasın. Hem canım da tuzlu tulum peynirini ne çok çekti şimdi. İçimizi ısıtacak bir de çay olabilirmiş ama termosu boş getirmişim son anda unutup. Unuttuğumuz sıcak su olsun boşver.
Tostlar bitince yine arabadayız. Elim yine vitesin üstündeki elinde uyuyakalıyorum. Yeniden yağmur bulutlarının altındayız. Bense rüyalarımda çoktan bulutların ötesine çıkmışım. Rüyalarımla gerçeğim birbirini tamamlıyor. Zaten öyle bir bütünlük hissiyle çevrelenmişim ki ulaşılmaz hayallerim yok gecedüşlerimde. Gündüzdüşleriyse hayatımın ta kendisi.
Xxx
Yorumlar
Yorum Gönder
yazı sende ne uyandırdı?