Bir nevi tabusuz...ve biraz kadıncıl
Bugün eski dergilerden gördüğüm bissürü şeyi paylaşıyorum. Paylaşmalara doyamıyorum hatta. Elimden gelse tüm o dergileri pdf olarak internete aktaracağım da neyse...
O dergilerde bir şey çok dikkatimi çekti. 90larda falan kadına önem mi veriliyormuş ne sanki? Şimdiki dergileri düşününce insan, sadece sosyetik kadınlar dergi sayfalarını süsleyebiliyor. Yani paralarıyla gündeme gelebiliyorlar daha ziyade, entelektüeliteyle değil. Oysa şu 15-20 yıl öncesine de bir bakın. Kadın, "erkek işi" diye tabir edilen çoğu mecrada varlığını hissettiriyor.
O dergilerde bir şey çok dikkatimi çekti. 90larda falan kadına önem mi veriliyormuş ne sanki? Şimdiki dergileri düşününce insan, sadece sosyetik kadınlar dergi sayfalarını süsleyebiliyor. Yani paralarıyla gündeme gelebiliyorlar daha ziyade, entelektüeliteyle değil. Oysa şu 15-20 yıl öncesine de bir bakın. Kadın, "erkek işi" diye tabir edilen çoğu mecrada varlığını hissettiriyor.
Bakınız ki bekaret bir tabu değil. Şimdiyse....
Önemli edit: Geçenlerde TAKSAV'daki Siyasi İdeolojiler programının Feminizm dersinde öğrendiğim üzere, Feminizm kabaca 2 döneme ayrılarak inceleniyor. Bunlar; I. Dalga Feminizm (1800ler ssonundan 1960'lara kadarki dönem) ve II. Dalga Feminizm (1960 ve sonrası) şeklinde anılıyor. Ancak 1990lardan günümüze kadarki kısmı III. Dalga Feminizm şeklinde değerlendirenler de mevcutmuş... Sanıyorum ki benim bu posta aylar önce dikkatimi çeken şey bu III. Dalganın gerçekliğine işaret ediyor. Bu da böyle bilgiydi, sevgiyle kal.
Yorumlar
Yorum Gönder
yazı sende ne uyandırdı?