Yıllar yılı öyle çok beslenmişiz ki güzel zamanlarla, hem zamanında yemişiz meyveyi hem de hepimiz yemişiz, düşün! Şimdiyse bu çürük zamanlar ağzımızı ekşitmekten de çok, midemizi bozuyor bana kalırsa. Hasta ediyor. Ama bağışıklığımız çökmedi ki daha bizim. Mücadele eden antikorlarız her birimiz Yer'in sinesinde oradan oraya koşuyoruz. Nasıl olacak bilmiyorum ama, böyle gitmeyecek bu düzen... Gidemez çünkü, adımın Berfu olduğu kadar eminim böyle olmayacağından. Bir an önce bir şeylerin düzelmeye başlaması gerek. İstediği yerden başlayabilir değişim, her türlüsüne razıyım. Çünkü "çok kırılmış-ama-güçlenmiş-saflığını yitirmiş-ama-yaşanmışlığı olan" olmaktan fena halde bezmekte hissediyorum. İçim bana, olan hiçbir şeyin olmamış gibi olamayacağını söylerken, öte yandan, öyle kötü günlerin geçebildiğini gördüm ve öylesine geride kaldı ki onların çoğu, en çok umut da bende sanki şimdi bütün melankolinin yanında. Başkalarını buna nasıl inandırırım ki? İşte en çaresiz kaldığı...